İlaç Sektörü ve Dijital İletişim Fırsatları

Dijital mecraların çoğalmasıyla pazarlama faaliyetlerinin bu alana da kayması, tüm sektörlerde olduğu gibi ilaç sektöründe de geniş ilgi uyandırdı. Diğer sektörlere oranla bu mecralara daha geç  giren ilaç sektöründen firmalar, dijitali bir çözümden çok bir yardımcı olarak görmeye başladı.

Araştırma ve danışmanlık şirketi Accenture’nin 2000 hasta ile yaptığı bir anket ilaç sektörünün dijitalde hastaların beklentilerini karşılayamadığını gösteriyor. Yazıma konu olan makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

Accenture’ye göre ilaç kullanıcıları üç ana sınıfa ayrılıyor;

  1. Kronik ilaç kullanan hastalar (diyabet hastaları gibi)
  2. Kısa süreli ilaç kullanan hastalar (grip, soğuk algınlığı gibi)
  3. “Yaşam tarzı” ilaçlarını kullanan hastalar (doğum kontrol hapları, besin destek ürünleri gibi)

Hastalara, aldıkları hizmetlerin türleri hakkında, ürün bilgileri, takip etme ve alarmlar, pratisyen yönlendirmeleri ve finansal desteği de içeren sorular yöneltildi. İlaç sektörünün tüm bu konularda dijital mecralar dahilinde başarısı %50’yi geçemedi. Bu orana en çok yaklaşılan tatmin konusu ise hastalara bilgi sağlamakta gerçekleşti ki, bu da 2000 katılımcı arasında %48’i geçemedi.

Diğer bulgular ise şöyle;

  • İlaç sektörü fırsatları kaçırıyor. Hastaların %64’ü ilgili, ücretsiz içerik karşılığında kişisel verilerini ilaç şirketleriyle paylaşabileceklerini belirtti.
  • İlaç türlerine indirgendiğinde bilgilerini paylaşmak isteyenlerin oranı kronik ilaç kullananlarda %63, kısa süreli ilaç kullanan hastalarda %63 ve yaşam tarzı ilaçlarını kullanan hastalarda %69.
  • Hastaların ilaç kullanmalarına yakın, sektörden gelecek içeriklere daha açık oldukları belirlendi.
  • Bu aşamada hastaların içeriklerden beklentisi ise daha çok, ilaca nerelerden ulaşabilecekleri, söz konusu ilacın onlar için doğru seçim olup olmadığı, finansal yardım programları ve ürün bilgileri üzerinde yoğunlaşıyor.
  • Bilginin kaynağına da önem veren hastaların %38’i sosyal medya üzerinde ilaç firmalarıyla etkileşime geçmek istediklerini belirtti.
  • Hastalar dijital materyali basılı materyale tercih ediyor. Katılımcıların %69’u ilaç firmalarından e-posta beklediklerini belirtirken, %66’sı  basılı kaynaklardan hoşlandıklarını belirtiyor.
  • Dijitalle ilgili tercihlerde oldukça belirgin. Görüşülen hastaların %48’i sektörün şirketlerin internet sayfaları üzerinden kendileriyle iletişime geçmesini beklerken, %44’lük bir kısım da mobil uygulamalarla ulaşım alanının genişletilmesini bekliyor.

Tüm bu bulgulardan yola çıkarak ilaç firmalarının oldukça büyük fırsatları kaçırdığını gözlemliyorum. Hastalara ulaşmak için dijitale daha fazla yatırım yapmak elbette önemli. Ancak bunun yanında, hastaları dinlemek de çok önemli.

İlgili ve ücretsiz içerik için hastaların kişisel verilerini takas etmeye niyetli olmaları, ilaç firmaları için kaçırılmaması gereken fırsatlardan biri. Reklam yasağı ve faaliyetlerin kısıtlı olması nedeniyle, bu fırsatın hastalarla direk iletişim için oldukça önemli bir yöntem içerdiği anlaşılabilir.

Ayrıca, ilaç firmalarının sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetlerine katkıda bulunmak amacıyla basılı bültenler ya da kataloglar yerine dijital ürünler kullanılabilir. Böylece maliyet yükü de azaltılabilir.

Ülkemizde de en kısa zamanda böyle bir araştırmanın yapılması hem ilaç sektörüne hem de sağlık sektörüne büyük faydalar sağlayacaktır. Standart ürünler için sürekli yapılan ve kamuoyu yoklaması niteliği taşıyan pazar araştırmalarının, sağlık ve ilaç sektörlerinde yapılması ve hastaların dinlenmesi, gelecek fırsatların daha rahat görülmesine ve sektörel inovasyonların başlamasına yol açacaktır.

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir