“Etkili Kişiler Aracılığıyla Yapılan Pazarlama” ya da İngilizce tabirle “Influencer Marketing” denince aklınıza ne geliyor? Instagram ya da Youtube gibi sitelerde; topladıkları geniş takipçi kitlelerine çeşitli kategorilerde ürün tanıtımları yapan blogger ya da ünlü kişileri düşünüyorsunuz muhtemelen. İlk olarak Instagram ya da Youtube’un aklınıza gelmesi çok doğal; çünkü etkili kişiler aracılığıyla yapılan pazarlama kampanyaları, son yıllarda iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelere bağlı olarak bu sitelerin devasa sayılarda kullanıcı ya da ziyaretçi çekmesi ile popülerlik kazandı. Influencer DB tarafından yapılan araştırmaya göre; 2018 yılında Instagram’da etkili kişiler üzerinden gerçekleştirilen pazarlama kampanyalarına toplam 5,67 milyar dolar harcanırken, 2020 yılında bu rakamın 8 milyar doları aşması bekleniyor. 2 yıl içinde %40 oranında bir artıştan söz ediliyor yani. Bu kayda değer büyümenin sebebi, kuruluşundan bu yana hızla yaygınlaşan Instagram’ın kullanıcı sayısındaki artışın gelecek yıllarda da devam edeceği beklentisi.

2012 yılında Türkiye’de henüz adı bile duyulmayan bir sosyal medya platformunun, 6 yıl içinde ülkede 20 milyondan fazla kullanıcıya erişeceğini kim tahmin edebilirdi ki? Tahmin edenler, bu mecraya yatırım yapanlar oldu muhakkak ve oldukça karlı çıktılar bu dönemden. Instagram’ın öyküsü, bize hızlı büyüyen sosyal medya platformlarını erken keşfetmenin ve bu platformlardaki etkili kişileri doğru bir şekilde değerlendirmenin önemini anlatıyor aslında. Peki, etkili kişi ve markaların bir sonraki fetih seferi hangi sosyal platforma olacak? Son yıllardaki büyüme rakamlarına bakılırsa, 600 milyonluk bir nüfusa ulaşmış LinkedIn topraklarının yakın zamanda birbirinden yaratıcı “etkileyici pazarlama” kampanyalarına ev sahipliği yapacağını söyleyebilirim.

Firmalar Arası Pazarlama İçin LinkedIn Tam Bir Fırsatlar Cenneti

LinkedIn’in 2017 yılında yaptığı bir araştırma, kurumsal web sitelerine yapılan ziyaretlerin %64’ünden fazlasının Linkedln üzerinden gerçekleştiğini ortaya koydu. Neden gerçekleşmesin ki? Sonuçta LinkedIn, profesyonellerin birbirleriyle iletişim kurarak işlerini geliştirmeleri amacıyla dizayn edilmiş bir platform. Yani benim şirketlerde kullanılmak üzere geliştirdiğim bir yazılımım, ürünüm var; diğer tarafta da benim geliştirdiğim tipte bir ürüne ihtiyaç duyan, değişik ürün alternatiflerini değerlendiren bir profesyonel var. Tüketici ürün alternatiflerinden haberdar oluyor, üretici de sattığı ürünü daha geniş kesimlere yayma imkânı buluyor. İş dünyası açısından tam bir kazan-kazan ilişkisi denilebilir.

LinkedIn’de Influencer Marketing Kampanyası Nasıl Düzenlenir?

LinkedIn’de Etkili Kişiler Aracılığıyla Yapılan Pazarlama’nın Instagram veya Youtube’dan biraz farklı olacağını belirterek başlayayım. Diğer sosyal medya platformlarının aksine LinkedIn’in kendi belirlediği “resmi” Influencer’ları var. Bill Gates ya da Richard Branson hali hazırda LinkedIn tarafından “Influencer” ünvanı almış dünyaca ünlü iş insanları. Bill Gates üzerinden bir pazarlama kampanyası gerçekleştirmek tabii ki mümkün değil 🙂  Zaten bu kişilere “Influencer” ünvanı verilmesindeki amaç, paylaşımlarıyla kullanıcılara ilham veren bir profil tipi yaratmak.

LinkedIn’in bir de “micro-influencer” olarak tanımladığı kişiler var, bunlar herhangi bir şekilde LinkedIn tarafından seçilmiş kişiler değil. LinkedIn’deki paylaşımlarıyla popülerlik kazanan kişiler. Aslında LinkedIn’in micro-influencer olarak tabir ettiği şey, bizim alışık olduğumuz Influencer tipine daha çok uyuyor.

LinkedIn’deki micro-influencer’lar; sektörlerinde başarılı, belirli bir alanda düzenli içerik üreten ve çevresinde bir takipçi topluluğu “fikir lideri” olarak görülen kişiler.

Yazının bundan sonraki kısmında, bu kişiler için “micro-influencer” yerine “fikir lideri” sıfatını kullanacağım.

LinkedIn fikir liderlerini önemsiyor. Fikir liderlerinin içeriklerini daha geniş kitlelere yaymak için algoritmasında değişiklik yaptığını geçtiğimiz aylarda duyurmuştu. Peki, firmalar arası pazarlamada, fikir liderleri ile iş birliği yapmak neden önemli?

Araştırma şirketi Demand Gen, geçtiğimiz sene Firmalar Arası Pazarlama alanında tüketici eğilimlerini ölçen bir rapor yayımladı. Bu raporda, çeşitli sektörlerden katılımcılara “Firmalar arası pazarlamaya yönelik reklamlarda neyi önemsersiniz?” şeklinde bir soru yöneltildiğinde, katılımcıların %75’i kaynağın güvenilirliğine önem verdiğini söyledi. Tıpkı kişisel yaşantımızda olduğu gibi, şirketimiz adına satın alma kararı vereceğimiz zamanlarda da güvenilir bulduğumuz kişilerin referanslarını dikkate alıyoruz. Aynı raporda, anket katılımcılarının  %87’sinin LinkedIn’de fikir liderlerinin yayınladıkları içeriklere güvendikleri de görülüyor.

Tüm bu istatistikler bir araya geldiğinde, LinkedIn üzerinden fikir liderlerinin iş birliği ile yapılacak pazarlama faaliyetleri ürünü satan ve kullanan taraflar arasında bir güven ilişkisi yaratacağı için oldukça kullanışlı bir pazarlama modeli olarak önümüze çıkıyor. Ülkemizde günden güne daha popüler hale gelen LinkedIn’in Türk iş dünyası üzerinde önemli bir etki yaratacağı kesin, fikir liderleri aracılığıyla yapılan pazarlama faaliyetlerinin sonuçlarını ise yakın dönemde görmeye başlayacağız.

 

(622 kere ziyaret edildi, günlük 1 ziyaret)

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir