Diyelim  ki  ansızın  rahatsızlandınız ve  en  yakın  hastanenin acil servisine  gittiniz. Siz doktorun  gelmesini beklerken,  karşınıza bilim kurgu filmlerini aratmayacak  cinsten,  koca bir monitör  taşıyan  ayaklı bir robot geldiğini ve sizi incelemeye  başladığını düşünün.  Rahatsızlığınız ne kadar acil olursa olsun, yaşadığınız bu durum  karşısında bir an önce  orayı terk etmeyi mi isterdiniz, yoksa tam aksine bir sonraki sahnede sizi neyin beklediğini merak edip kalmayı mı? Birçoğunuza şaşırtıcı gelse de dünyada pek çok hastane  böyle bir sistemi gerçekten kullanıyor. Teletıp dünyasına hoş geldiniz.

Teletıp, klinik süreçlerin ve muayenelerin uzaktan yürütülmesi amacıyla kullanılan bir tıp uygulaması aslında.

teletıbbın

Hızla gelişmeye devam  eden  bu uygulamada  medikal bilginin; telefon, internet  ya da diğer ağlar yoluyla aktarılması söz konusu. Bu süreç farklı ülkelerdeki sağlık profesyonelleri arasındaki konsültasyonu  gerçekleştirmek için uydu teknolojisinin ya da video konferans ekipmanlarının  kullanılması kadar karmaşık olabileceği gibi; iki sağlık profesyonelinin  telefonda  bir  vakayı tartışmaları  kadar basit de olabilir.

Teletıp, izole toplulukların ve uzak bölgelerde yaşayan hastaların, bir uzman  ya da doktordan bakım hizmeti almak için seyahat etme gerek liliğini ortadan  kaldırabilir. Bunun yanında, mobil teknolojideki son gelişmeler farklı lokasyonlardaki sağlık profesyonellerine, birbirleriyle aynı yerdelermiş  gibi  bilgi paylaşabilme ve hastaların sorunlarını tartışabilme imkanını da sunmaktadır. Mobil teknoloji ile uzaktan  hasta  takibi, ayakta tedavi   gerektiren   sağlık  hizmetleri için yapılan ziyaretleri azaltabilir ve uzaktan reçete doğrulama imkanı sağlayabilir. Böylelikle,  hasta  bakım maliyetlerinin önemli ölçüde  azaltılması sağlanmaktadır. Bunun yanısıra, sağlık çalışanlarına  kendi  alanlarındaki uzmanları gözlemlemelerini  ve en iyi uygulamaları kolayca paylaşabilmelerini  sağlayarak  tıbbi  eğitime de katkısı bulunmaktadır.

İlk interaktif teletıp  sistemi, 1989 yılında MedPhone Corporation tarafından  geliştirilmiştir. Standart  telefon hatları üzerinden  çalışan sistem, kar diyak resüsitasyona  (defibrilasyona) ihtiyaç duyan hastalara uzaktan tanı ve tedavi hizmeti sağlamak amacıyla yapılmıştır.  Bir yıl sonra,  şirket tarafından MDPhone isimli mobil telefon versiyonu tanıtılmıştır.

 teletıp2

İlk kullanılmaya başladığı zamandan günümüze kadar yaşanan süreçte “teletıp sistemi” anlayışının, gelişen teknoloji ile mobil telefonunun ötesine geçtiği aşikâr. Buna örnek olarak  Kaliforniya eyaletinde bulunan çoğu hastanede robotların kullanılmaya başlaması verilebilir. Tekerleklerinin üzerinde hareket edebilen ve yaklaşık 1.5 metre uzunluğunda olan robotlar, tepelerinde uzman doktorların yüzlerini yansıtan bir monitör ile tüm hastaneyi gezebiliyor. Aynı zamanda bu sistemler,hastanın her an kontrol altında olması gereken durumlarda da büyük bir avantaj sağlayabilmektedir. Üstelik sağlık uzmanları, sisteme nerede olurlarsa olsunlar bir bilgisayar ya da tablet aracılığıyla giriş yaparak hastane içindeki bu robotları kullanabilme imkanına da sahipler.

Nöroloji, kardiyoloji, pediatri ve akıl sağlığı gibi dallarında uzman doktorların çoğunlukla kullandığı bu sistem yaklaşık 20 hastanede şu an kullanılmaktadır. Hasta nerede olursa olsun, dakikalar içinde hastayı kontrol etme imkanına kavuşan doktorlar sistemden oldukça memnun.

Bu sistem sayesinde edinilen zaman tasarrufunun, hastanın sağlığına ve doktorların performansına da oldukça olumlu bir katkısı var.

Hastaların teletıbbı nasıl karşıladıkla rıyla ilgili, yıl içinde Cisco tarafından Amerika’da yapılmış bir araştırmanın sonuçlarına bakarak çıkarımda bulunabiliriz. 2013 yılının başında  yayın lanan,  1.547 hasta  ve 403 hekimin katılımı ile Amerika’da yapılan araştırmaya göre hastaların:

  • Toplamda %70’i doktorlarıyla SMS, e-posta ya da video yoluyla görüşme yapmaktan memnundur.
  • %19’u video görüşmesini tercih etmektedir.
  • %20’si anlık mesajlaşma sistemlerini kullanmayı tercih etmektedir.
  • %21 posta servisini tercih etmektedir.
  • %23’ü telefon görüşmesi yapmayı tercih etmektedir.
  • %20’si telefonları ile SMS servisini tercih etmektedir.

Bu sonuçlara göre, teletıbba ilgili olduklarının ve uyum sağladıklarının çıkarımını yapabilmek mümkün. Hastaların teletıbba olan uyumu göz önüne alındığında, sağlıkhizmetlerine erişim sorununu ortadan kaldırmak için ciddi bir adım olabilir. Ancak, teknolojinin yukarıda bahsettiğim modelleme ile sağlık hizmetlerine girişini ve sağlığın sunum metotlarında yeniliğin oluşturulmasını gerektiriyor.

Bu yazı ilk olarak Sağlık ve İnsan dergisinde  4 Aralık 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

 

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir